17.7.20

İDRAR KAÇIRMA TEDAVİSİNDE KÖK HÜCRE

İDRAR KAÇIRMA TEDAVİSİNDE
KÖK HÜCRE İÇİN
DAHA ÇOK ARAŞTIRMAYA İHTİYACIMIZ VAR

Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, kök hücre tedavisinin idrar kaçıran tüm hasta gruplarında büyük umut yarattığını ifade etti. Laboratuvar çalışmaları ve hayvan modellerinde belli bir seviyeye gelindiğini belirten Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Bu uygulama kısa dönemde etkili gözükse de uzun dönemde başarısızlıkla sonuçlandı ve hastalarda anlamlı bir fayda elde edilemedi. Henüz hastalarımıza güvenle sunacağımız bir tedavi alternatifi olamadı. Bu konuda daha çok araştırmaya ihtiyacımız olduğu görünüyor." diye konuştu.
Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, kök hücre tedavisi ve idrar kaçırma üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Kök hücre tedavisinin idrar kaçırmaya gelecekte çare olacağıyla ilgili bir şey söylemenin bu noktada çok zor olduğunu belirten Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Şu anda araştırmalar devam ediyor. Ancak tıp alanında hastalar üzerinde henüz rutinde uygulamaya geçemedik.” dedi.
“Kök hücre tedavisinin amacının insan vücudunda işlevini kaybetmiş bir organı ya da onun spesifik bir işlev gören bir kısmını insan vücudunda veya laboratuvar ortamında kök hücrelerin istenilen yönde farklılaşmasını sağlayarak yeniden geliştirmek ve böylece kaybolan organ işlevini yeniden sağlamaktır.” diye açıklayan Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Kök hücre tedavisinin günümüzdeki en başarılı ve geçerli örneği kemik iliği transplantasyonudur. Bunun dışında birçok alanda kök hücre tedavileri üzerinde çalışmalara devam edilmektedir.” diye konuştu.
Fonksiyonel ürolojik hastalıklarda son 30 yılın araştırma konusu
Fonksiyonel ürolojik hastalıklarda, kök hücre tedavileri ve organ mühendisliği son 30 yılın araştırma konusu olduğunu ve 3 grupta yoğunlaştığını ifade eden Prof. Dr. Tufan Tarcan şöyle devam etti: “Erkeklerde sertleşme bozukluğu tedavisi, idrar tutma yeteneğini kaybetmiş çizgili kastan oluşan dış üretral sfinkterin tamiri, depolama veya boşaltma yeteneğini kalıcı olarak kaybetmiş mesane yerine doku mühendisliği ile yeni mesane yapılması şeklinde sıralayabiliriz.”
İlk iki maddede araştırmaların klinik uygulama safhasına geldiğini ancak uzun dönem başarıların henüz elde edilemediğini ifade eden Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Bu tür uygulamaları henüz araştırma safhasında kabul ediyoruz. Diğer taraftan, üçüncü madde yani doku mühendisliği ile yeni mesane yapılması ise henüz laboratuvar ve hayvan deneyleri aşamasında kalmış ve klinik araştırma safhasına geçememiştir.” diye konuştu.
Prof. Dr. Tufan Tarcan, üretral sfinktere kök hücre uygulamasında amaçlanan noktayı ise şu şekilde paylaştı: “Bazı durumlarda idrar tutma mekanizmasının en önemli komponenti olan dış üretral sfinkter zayıflayabiliyor; hatta tamamen işlevini kaybedebiliyor. Sfinkter yapısı zayıfladığında hastalarımız öksürmekle, gülmekle, hapşırmakla ya da hareketle idrar kaçırmaya başlıyor. En çok kadınlarda yaş almakla ve çocuk doğurmakla artan şekilde gördüğümüz bu durum, erkeklerde de prostat kanseri tedavisi için uyguladığımız radikal prostatektomi operasyonları sonrası görülebiliyor. Sfinkter zayıflığına bağlı idrar kaçırma bazen de altta yatan multiple skleroz (MS) veya spina bifida gibi nörolojik hastalıklarda da görülebiliyor. Hatta, bazen sfinkter işlevi tamamen kaybolabiliyor ve bu hastalar mesanelerinde hiç idrar biriktiremiyorlar; devamlı idrar kaçırıyorlar. İdrar toplamak için tasarlanmış ve üretilmiş mesane pedleri bu hasta grubunda ilk çare olarak göze çarpıyor. Ancak bizim amacımız hastayı tam kuru hale getirmek olduğundan, bu konuda uzmanlaşmış merkezlerde komplike ameliyatları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu nedenle, kök hücre tedavisi ile sfinkter işlevinin yeniden sağlanması, stres veya total idrar kaçıran tüm hasta gruplarında büyük umut yaratıyor. Bu konuda laboratuvar çalışmaları ve hayvan modellerinde belli bir seviyeye gelindi. İnsanlarda da laboratuvar ortamında geliştirilen kas hücreleri sfinkter kası içine enjekte edildi. Ancak bu uygulama kısa dönemde etkili gözükse de uzun dönemde başarısızlıkla sonuçlandı ve hastalarda anlamlı bir fayda elde edilemedi. Dolayısıyla henüz hastalarımıza güvenle sunacağımız bir tedavi alternatifi olamadı. Bu konuda daha çok araştırmaya ihtiyacımız olduğu görünüyor."

Yeni mesane fikri tüm ürologları heyecanlandırıyor
Prof. Dr. Tufan Tarcan sözlerine şöyle devam etti: “Laboratuvarda yeni mesane üretilip hastaya transplante edilmesi fikri tüm ürologları heyecanlandırıyor. Bu araştırmaları duyan hastalarımız da bekleyiş içindeler. Ancak ne yazık ki yeni mesane mühendisliği ile ilgili temel ve klinik çalışmalar başarısız oldu. Başarıya ulaşmak için daha uzun bir zamana ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Kısaca hangi hastalıklarda doku mühendisliği ile geliştirilen yeni mesane uygulamasının çığır açabileceğini özetleyeyim. Özellikle spinal kord yaralanması, spina bifida ve şeker hastalığı gibi durumlarda bazen de açıklanamayan idiyopatik durumlarda mesane depolama ve boşaltım işlevini yitiriyor. Ya da mesane kanseri nedeniyle mesaneyi almak zorunda kalıyoruz. Bu durumlarda bağırsaktan yeni mesane yapmak ve depolama işlevini böylece kurtarmak mümkün ancak bağırsaktan yapılan yeni mesanede mesane duyumu olmuyor ve mesane kasılıp idrarı boşaltamıyor. Bu nedenle temiz aralıklı kateterizasyon yöntemi ile hasta günde 6 kez kendi kendine sondalama uygulayarak mesanesini boşaltıyor. Bu işlem ömür boyu yapılmak zorunda. Eğer doku mühendisliği ile mesanenin duyumu ve kasılmasını sağlayan bir yeni mesane oluşturulabilirse hastalarımız temiz aralıklı kateterizasyon yöntemi ile mesanelerini boşaltmak zorunda kalmayacak ve normal işeme gerçekleşebilecek. Maalesef, doku mühendisliği ile henüz hissedebilen ve kasılabilen bir mesane yapılamadı. Ancak, araştırmalar devam ediyor.”

14.7.20

Çocuklara sosyal medya hesabı kaç yaşında açılmalı?

 

Son günlerde Wayfair isimli sitede çocuk ticareti yapıldığına yönelik iddialar, çocukların sosyal medya kullanımı ve ebeveynlerin bu konudaki tutumlarının sorgulanmasına neden oldu. Çocukların internet ortamında oynadıkları ücretsiz oyunlarda olumsuz içeriklerle karşılaşabildiğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu. Uzmanlar, çocukların 13 yaşından önce sosyal medya kullanımının önlenmesini tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, sosyal medya ve internet ortamında çocukları olumsuz etkileyen durumlara değindi ve ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.

İnternet çocuklar için tehlike sinyalleri veriyor

İnternetin çocuklar için sınırları olmayan doğru ya da yanlış yoğun bir içerik sağlayıcısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Sınırların olmayışı aslında büyük tehlike sinyali veriyor. Unutmamak gerekir ki bir şeyi yasakladığımızda genellikle bu çocuklar için anlamsızdır.Teknolojik ürünleri kontrollü kullandırmak yani tehlikelerden uzak tutmaya dikkat etmemiz gerekiyor. Çocukların en sevdiği içeriklerin oyun olduğunu hepimiz biliyoruz. Oyunlara web sitelerinden ya da uygulamalardan ulaşabiliyorlar. Ücretsiz olan oyunlar, çocuklar için çok daha cazip ve genellikle buna başvuruyorlar. Ancak ücretsiz olan oyunlarda karşılarına çıkan reklamlar, onları ücretsiz olan başka web sitelerine yönlendirebiliyor ve müstehcen bazı konuların da zaman zaman oyun arasında görüldüğü de biliniyor” dedi.

Online sohbet imkanı olmayan oyunlar tercih edilmeli

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Çocuğun oyun oynama ihtiyacını sağlıklı bir şekilde ona sunabilmek için bazı önlemler almak gerekiyor” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Yani internette güvenilir siteler ve güvenilir oyunlar gibi. Reklam içermeyen, olumsuz davranışlara örnek teşkil etmeyen, şiddet ve korku öğeleri barındırmayan, diğer oyunlarla çok fazla online iletişimi olmayan, bu alanda güven kazanmış, mümkünse lisanslı ve bilinir bir yayıncıdan gelenlere dikkat etmek gerekiyor. Online oyunlarda diğer oyuncularla iletişim, yazışma ve konuşma olanağı var. Çocuğun dışarıda tanımadığı biriyle konuşması ne kadar tehlikeli ise online ortamda konuşması da aynı oranda tehlikelidir. Burada tehlike, çocuğun başka çocuk diye iletişime girdiği ama karşı tarafta kötü niyetli bir yetişkinin olabileceği ihtimalidir. Bu kişiler çocuğun duygu ve düşüncelerini manipüle edebilir, yanlış direktifler vererek onu yanlış yönlere itebilir. Bu durum çocuk istismarına kadar gidebilir.”

Sosyal medya 13 yaşından önce kullandırılmamalı

Sosyal ağlar için de yaş sınırları olduğuna dikkat çeken Dilbaz, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun açıkladığı kurallara göre, çocuklar 13 yaşından önce sosyal medya profili oluşturmamalıdır. Ebeveynlerin de çocukları için sosyal medyada profil oluşturmaları çok uygun ve doğru değildir çünkü o profil üzerindeki bilgilerin daha sonra kötüye kullanımı mümkün olabilir” dedi.

Farkında olmadan tehlike eve alınıyor

“Ebeveynler çocuklarının evde daha emniyette olduklarını sanıyorlar ama pek de öyle olmuyor” diyen Dilbaz, “Ebeveynler, internet aracılığıyla istenmeyen insanların eve girmesini ve çocukların da istemediği yere varmalarına neden oluyor. Yani aslında farkında olmadan tehlikenin evin içinde olması sağlanıyor. Bu nedenle uzmanlar olarak biz genellikle, eğer çocuklar evde internet, bilgisayar başındaysa bunu odalarda kapalı mekanlarda değil, ailenin yaşadığı salonda herkesin görebileceği yerde yapmalarını istiyoruz. İnternet aracılığıyla çocuklar akla gelemeyecek yerlerde akla gelemeyecek aktivitelerde bulunabilir. Hiç tahmin edilemeyecek, istenmeyecek, normalde eve bile alınmayacak insanların kontrolsüz internet ile eve girmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle asla emniyetli değil” dedi.

Arkadaşlık değil ebeveyn rolü üstlenilmeli

Aileler genellikle çocuklarıyla olan ilişkilerinde ‘biz arkadaş gibiyiz’ cümlesini kullandıklarını ifade eden Dilbaz, “Her zaman söylediğimiz bir şey var, lütfen çocuklarınızın arkadaşı olmakla övünmeyin. Çocukların arkadaşı çok fazla ama bir tane anne babası var. Onun için ebeveyn olmak, ebeveyn rolünü üstlenmek çok daha önemli. Arkadaşları ile olan ilişkilerini bilmek bunu takip etmek anlamında değil ama onları tanımak, ilişkinin düzeyini bilmek, birlikte neler yaptıklarına nerelere gittiklerini bilebilecek kadar yakın bir ebeveyn olmak önemli. Burada önemli olan cümle ‘yakın bir ebeveyn olmak’. Bazen GPS kullanıldığını görüyoruz. Tabii ki bu anlamda söylemiyorum ama çocukla güvenli bir ilişki kurulabilirse kiminle nereye gittiği ve nasıl davrandığı konusunda bilgi verecektir. Çocukları çok küçüklükten itibaren yalan söylememenin, emek vermenin önemli olduğunu, erdemli ve değerli davranışlar konusunda doğru yetiştirmek çok önemli” dedi.

Oynayacağı oyuna birlikte karar verin

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, çocukların internet, sosyal medya kullanımı ve oyun tercihleri ile ilgili ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu;

- Çocuğunuzla iletişim içinde olmalısınız, çocuğunuzun sizinle güvenli bir ilişkisi olmalı. Eğer sürekli onu takip eden ve baskılayan bir ebeveynseniz çocuğunuz birçok konuda sizden gizli hareket edecektir.

- Size danışabileceği herhangi bir tehdit karşısında konuşabileceği bir ortam sağlamak gerekir.

- Bir şekilde kendisi ile iletişime geçmeyi başaran biri olursa da hiçbir biçimde yanıt vermeden doğrudan bu bilgiyi sizinle paylaşması gerektiğini bilmelidir.

- Çocuğa hayal ile gerçek arasındaki farkın anlatılması ve bilinçlendirilmesi gerekiyor. Yani oyun oynama sırasında karşısına gelen korkunç çirkin görüntülerin aslında bir hayal olduğu gerçek olmadığı, kendini korkutan kendine tehdit olabilen içerikler olduğunda da bu içeriğe devam etmemelidir.

- Normal hayatta nasıl dışarıda tanımadığı insanlarla konuşmuyorsa, sosyal ortamda da internette hiç tanımadığı bilmediği insanlarla sesli ya da görüntülü görüşme yapmasının uygun olmadığı çocuklara anlatılmalıdır.

- Ayrıca aile filtreleri ve güvenlik yazılımları kullanılmalı. Özellikle korku, şiddet, müstehcen içerikleri filtrelemek gerekiyor.

- Önlemler alındıktan sonra bile yine de çok güvende olunduğu düşünülmemeli, çocukla sürekli iletişim halinde olarak, internette neler yaptığı, kiminle konuştuğu, hangi sitelere girdiği konusunda takipte olunmalıdır.

- Unutmayın takip etmek gerekir. Çocuklarınızla iletişim içinde olduğunuzda size öğretmesini istediğiniz konuda bilgi isteyin ondan. Ebeveynlerine bir şey öğretmekten zevk alacaklarını ve bu zamanı sizinle iyi geçireceklerini bilelim.

- Çocukların istek ve ihtiyaçlarını görmezden gelmememiz gerektiğini, interneti yasaklamak yerine onları buna yönelik bir ihtiyacı olduğu yani gün içinde arkadaş edinme, farklı bilgiler alma, video izleme gibi ihtiyaçları olduğunu bilmek gerekiyor.

- İndirmek istediği herhangi bir oyun varsa bile bu oyuna birlikte karar vermeli, araştırma yaptıktan sonra karar vererek, hatta ilk oyun birlikte oynanmalı.

21.4.20

Yeni Trend: Kanada Smokini

Kanada Smokini nedir?


Aslında, tamlama olarak bizim eskiden beri yazıp çizdiğimiz 'denim on denim' ya da 'kot üzerine kot' giymek eylemini karşılıyor. Lakin, neden Kanada smokini deniliyor? Şöyle biraz düşününce Kanada smokini denilen tarzın daha çok Amerikalılar tarafından giyilmesi de insanı düşündürüyor hani... Ancak mevzuyu Google'a açtığımda, bu trendin bambaşka bir hikayesi olduğunu öğrendim. O halde, buyurun Kanada tuxedo'sunun hikayesine...

Yıl 1951... Dünyaca ünlü Amerikalı şarkıcı Bing Crosby, Kanada'da bulunduğu sırada bir otele giriş yapmak istiyor ancak otele girişi engelleniyor. Otele alınmamasının sebebi ise baştan ayağa jean kıyafetler giymesi... Bir süre sonra otelin ünlü şarkıcıyı tanımasıyla olay tatlıya bağlanmış ve bir istisna olarak içeri alınmış. Ancak, ünlü şarkıcının arkadaşları boş durmamış, Jean devi Levi Strauss'a olan biteni yetiştirmiş.

 Ardından, Levi's 501 için kullanılan sağlam kottan son derece şık ceket ve pantolon takımlar tasarlanmış. Ortaya çıkan bu kıyafete de 'Kanada Smokini' adı verilmiş. Üstelik bu kıyafet o zamanlar otellerde beyler tarafından bol bol giyilmiş.

13.4.19

Vintage Giyim Tarzı Nedir?

19. yüzyılda ortaya çıkan vintage giyim tarzı; farklı dönemlere ait stil ve kombinleri yansıtan bir moda akımıdır. 20. yüzyıl veya daha öncesinden kalan kıyafet ve aksesuarlar vintage olarak tanımlanır. Herhangi bir hasara uğramadan geçmişten bugüne gelebilmeleri için yüksek kaliteli malzemeden yapılmış olmaları gerekir. 
Vintage kıyafetleri bulmak bazen zor olabiliyor. Ama artık rahatlıkla alabileceğiniz bir site öneriyorum. Dresslily sitesinden 16-31 Ocak  tarihleri arasında yapacağınız alışverişlerde  20% OFF indirim kazanacağınız Kode: DLSPRING


Seçimlerimi kırmızıdan yana kullandım. Daha fazla incelemek için Dresslily linkine bir tık.

17.2.19

Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Bilinmeyenler



İlk tüp bebek tedavisi yapılalı 30 yılı aşkın bir süre geçti fakat tüp bebek tedavisi hakkında birçok efsane ve yanlış bilgi bulunuyor. İşte bu nedenle tüp bebek nasıl yapılır diyenler konu hakkında yanlış bilgilendirilebiliyor ve yanlış yollar izleyebiliyorlar. Tüp bebek tedavisi ile ilgilenen herkes, aşağıdaki faydalı bilgilere bir göz atabilir.

 

Bağışlanan Yumurta ve Spermle Çocuk Sahibi Olabilirsiniz


 

Birçok kişi; kanser gibi bazı hastalıklar, düşük yumurta veya düşük sperm sayısı nedeniyle normal yollardan çocuk sahibi olamayabiliyor. Bu gibi durumlarda başkaları tarafından bağışlanan sperm ve yumurta hücreleri aracılığıyla kolaylıkla çocuk sahibi olunabilir. Başkaları tarafından bağışlanan sperm ve yumurta hücreleri, artık sıkça kullanılıyor ve bu yöntemle birçok kişi, her yıl binlerce kişi bebek sahibi olabiliyor.

 

Donmuş Embriyolar En Az Taze Embriyolar Kadar Başarılıdır


 

Birçok kişi donmuş yumurtaların döllenmedeki daha az başarılı olduğunu düşünür. Bu durum aslında tamamen bir efsanedir ve döllenme sürecinde donmuş yumurtaların en az taze yumurtalar kadar başarılı olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Öte yandan kadınların 35 yaşına gelinceye kadar birkaç yumurtasını dondurup saklaması büyük önem taşır. Böylelikle ileriki yaşlarda çocuk sahibi olunabilir.

 


Tüp Bebek Tedavisi ile Çoklu Gebelik Şansı Daha Yüksektir


 

Normal gebeliklerin ancak % 3’lük kısmı, ikiz bebek ile sonuçlanır. Öte yandan tüp bebek tedavisi ile gerçekleşen gebeliklerin % 33’ü çoklu gebeliklerdir. Bu durum, birçok kliniğin çifte embriyo transferi sürecini kullanmasından kaynaklanır ve bu uygulama da çoklu gebelik şansını artıran bir etkendir. Çoklu gebelik, birçok kişi için arzu edilen bir sonuç gibi gözükse de hem anne hem de bebekler için birçok sağlık riski söz konusudur.

 

Fazla Kilolar Tüp Bebek Tedavisinin Başarı Şansını Düşürür


 

Bir kadının fazla kilolu olması, normalde de gebelik şansını azaltan etkenler arasında yer alır. Fazla kilolar hormonal sorunlara ve ovulasyon problemlerine yol açabilir ve böylelikle gebelik şansı da düşer. Öte yandan tüp bebek tedavisinin başarı şansı, da kadının kilosu arttıkça azalır. Tüp bebek tedavisi başarıyla yapılsa bile kilolu kadınlarda düşük şansı yüksektir.

 


Tüp Bebek Tedavisinin Başarı Şansı Sanıldığından Daha Yüksektir


 

Tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen herkesin en çok merak ettiği konulardan biri de tedavinin başarı şansıdır. Birçok kişi tüp bebek tedavisinin genel başarı oranlarına bakar fakat yakın zamandaki gelişmelere dikkat etmez. Yapılan teknolojik gelişmeler tüp bebek tedavisinin başarı şansını önemli oranda artırmıştır. Tüp bebek tedavisi hakkındaki doğru ve detaylı bilgileri ve diğer merak ettiklerinizi Acıbadem hastanesi aracılığıyla öğrenebilirsiniz.

13.2.19

Elektrik Abonelik İşlemlerini Kolay Yoldan Halledin!


Ev değiştirmek beraberinde onlarca farklı prosedürü de getiriyor. Bunlar arasında en önemli ve en acil olanı ise elektrik aboneliği açtırmaktır. Yerleşilecek olan konutun kullanılabilir ve yaşanabilir olması için en önemli husus olan elektrik aboneliğini artık eskiden olduğu gibi günlerce bekleyerek gerçekleştirmek zorunda değilsiniz. Daha pratik yolları tercih ederek kısa sürede abonelik işlemlerinin tamamlanmasını sağlayabilirsiniz.

Sadece birkaç adıma abonelik işlemlerini tamamlamak için yeni abonelik alacaklara Enerjisa tarafından sunulan hizmetten faydalanmaları önerisinde bulunuyoruz. Enerjisa web adresine tıkladığınızda bu konuya dair merak ettiğini pek çok sorunun yanıtına kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Web sitesi üzerinden birkaç saniyede randevu almanız mümkün oluyor. Sonrasında abonelik işlemlerinizin hem daha hızlı hem de daha kısa bir süre içerisinde gerçekleştirilmesini saplayabilirsiniz.

Abonelik İşlemleri Nasıl Hızlandırılır?

Üstelik randevunuzu sizin istediğiniz bir gün ve saatte almanız da hayatınızı bir hayli kolaylaştırıyor. Çünkü işyerinden izin almanız ya da çok daha önemli olan bir işinizi ertelemenize gerek kalmıyor. Randevu almanızın ardından randevu bilgileriniz tarafınıza SMS ya da e-posta yoluyla bildirildiği için unutma riski de ortadan kalkmış oluyor.

Randevunuz geldiğinde müşteri hizmetleri merkezindeki sıramatikten fiş almanız abonelik işlemleriniz için yerine getirmeniz gereken son prosedür. Sonrasında zaten işlemleriniz inanılmaz bir hızla tamamlanıyor. Taşınacağınız yerde daha öncesinde bir abonelik bulunup bulunmadığına bağlı olarak yanınıza almanız gereken evraklar değişebilir. Ancak genel olarak istenen evraklardan size şu şekilde bahsedebiliriz.

Abonelik İçin Gerekli Belgeler

·         Kimlik belgesi

·         Sayaç numarası

·         Güvence bedeli

·         DASK poliçesi

·         Kira kontratı ya da tapu

Hangi belgeleri hazırlamanız gerektiği konusunda çok daha detaylı bilgi almak için de Enerjisa web adresini ziyaret edebilirsiniz.  Aynı zamanda sitede taşınmak isteyenler için son derece önemli olan pek çok bilgi de yer alıyor. Taşınmadan birkaç hafta önce, birkaç gün önce ve taşınacağınız gün nelere dikkat etmeniz gerektiği, yapanız ve yapmamanız gerekenler gibi faydalı içerikler taşınma sürecinizi çok daha sorunsuz bir şekilde tamamlamanızı sağlar. Bu nedenle mutlaka tıklayarak bu içeriklere de göz atmanızı tavsiye ederiz.

4.1.19

Rosegal Wishlist

  Hello, happy days
This is the reason why I've traveled a lot of foreign sites.
Is it reliable before?
I wonder if the cargo disappears?
When do I get in?
..
  he asks myself and puts it back in the basket.

these products are selling at a local site in Turkey is almost 2-3 times the price.
Why should I give you so much money? I thought, maybe it takes a long time to reach, but it's worth it. If you do not need very urgent orders and you can wait 10-15 days, you can shop from these sites with peace of mind.


I look for the original models I like on foreign shopping sites and get more affordable prices. and I share with you in time.
I found something that I liked on the Rosegal site, which I also liked very much. You can easily find a lot of new products from Fashion, Fashion from Rosegal.

You can even make a 25% discount on your cart using this code. Use Code: RGBF1 Get Extra 25% OFF

I said that I would add these pieces to the blog immediately. I loved the lace dress below and immediately added it to my list.

 
 
 
 
 
 
 
 
 


You can see the black lace detailed dress here. HERE
 
 
We may have entered the new year, but the spirit still continues. HERE
 
Dress with asymmetrical detail skirtHERE
 

In addition, women, men, home decorations, accessories, you can find what you're looking for. Prices for every budget Wondering to examine the products for those who want to take Rosegal.
Click on the image for a more detailed review
https://www.rosegal.com/promotion/christmas-special-sale.html?lkid=18989518

 

28.12.18

Sezon Trendi Kaban Modelleri



Aralıkla beraber kışı karşıladığımıza göre soğuk havalara karşı da artık tamamen gardımızı almanın vakti geldi demektir. Kış sezonunun olmazsa olmaz parçalarından olan mont ve kabanlar stilinizin temek anahtarını oluşturuyor. Bu kadar ön planda olan ve ana karakteri oynayan bir parça için de doğru seçimlerde bulunmanın gerekliliği inkar edilemez değil mi? Peki bu kış mont ve kabanlarda hangi modeller öne çıkıyor. Sezonun öne çıkan trendleri neler? Gardıroplarımızda öncelikli olarak hangi parçalara yer açarsak ikonik görüntümüz ile dikkat çekmeyi başarırız? İşte yeni sezondan öne çıkan mont ve kaban modelleri;








1-Şişme Montlar

Hem kısa hem de uzun modelleri ile bu sezon şişme montlar öne çıkanlar arasında yer alıyor. Eskiden bu kadar çok tercih edilmemekle birlikte, renk skalası da oldukça dar olan şişme montlar, yeni sezonda oldukça cüretkar davranıyor. Sarı, yeşil, mavi, kırmızı, bordo gibi renklerin ön planda olduğu şişme montlar sokak stilinizde dikkat çeken parça olmaya oynuyor!






 2-Kapşonlu Parkalar

80’li yılların parkaları modernize edilmiş hali ile karşımızda! Son birkaç sezondur kışın görmeye alışık olduğumuz parkalar bu sezon saltanat dönemini sürüyor. Kabarık tüyleri, haki, taba, kahverengi gibi renkleri ile öne çıkan parkalar modern kadının favorisi. H&M sene sonu indirimiyle 60%’a varan indirimlerde kapusonlu parka satin alabilirsiniz.




3-Kaşe Kabanlar

Yeni sezonda kaşe kabanlar da öne çıkanlar arasında yer alıyor. Yeşil, hardal sarısı, haki, mavi, lila, kırmızı gibi renkler ise sezonun cesur tavrını simgeliyor. Uzun ve kısa oversized modelleri ile dikkat çeken kaşe kabanlarda düz kumaşların yanında ekose desenler de öne çıkıyor.



.4-Peluş Mont ve Kabanlar

Önce aksesuar olarak hayatımıza giren peluşlar giderek hakimiyetini arttırıyor. Yumuşacık dokusu ile iç ısıtan peluş mont ve kabanlar sezonun en yeni trendlerinden!

18.12.18

Veganlar için beslenme önerileri

Vegan tarzı beslenme, hiçbir hayvansal ürün ve hayvan kaynaklı diğer ürünlerin tüketimi yapılmayan beslenme türüdür. Veganlığın vejetaryenlikten farkının ise süt ve yumurta gibi hayvan eti dışındaki diğer hayvansal gıdaların da tüketilmemesi olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Vegan beslenme sistemi hassas dengede bir terazi gibidir. Veganlar için özellikle kırmızı et tüketimi yerine bitkisel proteinleri artırmak oldukça faydalı olacaktır. Bu noktada; kuru fasulye, siyah mercimek, maş fasulyesi ve barbunya protein açısından oldukça önemli kaynaklardır” açıklamasında bulundu.

Vegan beslenmenin özellikle Cyanocobalamin, B12 ve demir gibi hayvansal ürün kaynaklı vitaminler ve mineraller açısından fakir bir diyet olması sebebiyle halsizlik, güçsüzlük, anemi ve kaşeksi gibi tablolara neden olabildiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Bununla birlikte vitamin ve mineral dengesinde değişimler görülebilir. Özellikle veganlarda vücut gerekli enerjiyi karşılayamadığı için makarna gibi basit karbonhidratlara aşırı yönelim gösterir ve kan şekeri düzensizliğine bağlı devamlı tatlı atakları yaşanırsa veganlık kilo almaya da sebep olabilir. Bütün bu olumsuz taraflarının yanı sıra; özellikle mide ve kalp sağlığınız açısından kolesterol, trigliserid, trans yağ ve doymuş yağ asitleri gibi kalp sağlığına zararlı etmenler olmadığı için oldukça faydalıdır” dedi.

Anemi varsa takibi yapılmalı
Vücudun gerekli enerjisini sağlayabilmek için ise günde 4 bütün ceviz içi veya 12-15 adet çiğ badem tüketiminin de oldukça önemli olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Bunların yanı sıra süt ürünleri tüketimi yerine Hindistan cevizi sütü veya tofu gibi bitkisel süt ve peynir alternatifleri de oldukça önemli” şeklinde konuştu. Özdemir, özellikle belirli periyotlarla vitamin ve mineral dengesinin yanı sıra, anemi tablosu varsa seyri için kan tahlili bakılmasının vegan bireyler için olmazsa olmaz olduğunu belirtti.



Sağlıklı Vegan Menü
Kahvaltı
+ 1 bardak badem veya soya sütü
+ 10 çiğ badem veya fındık
+ 1 dilim tofu
+ 1 dilim çavdar ekmek
+ 1 orta boy domates + 2 salatalık
Öğlen yemeği
1 kâse zeytinyağlı mevsim salata
+1 tabak haşlanmış beluga mercimek üzerine 2 ceviz içi
+1 dilim tam tahıllı ekmek veya 4 yemek kaşığı bulgur pilavı
+3 yemek kaşığı Hindistan cevizi sütünden yapılmış yoğurt
Ara öğün
+ Mandalina + Badem
Akşam yemeği
Ulaş Salata
+Fırında : 1 orta boy kabak + 1/ 2 domates + 1/ 2 soğan + 6 mantar+ 1/ 2 patlıcan …. 10-15 dk bekletiniz
+6 yemek kaşığı yeşil mercimek
+4 ceviz içi
+ 1 / 2 turp
+2 kuru kayısı
+3 kaşık kuskus
+ 1 kırmızı biber
+ 1 tatlı kaşığı mısır ……………. Malzemeleri karıştırıp afiyetle tüketebilirsiniz.