31.1.16

#nilgunlehosgeldinyeniyil Etkinlik Detayları


2015 i bitirirken katıldığım son etkinlik Sevgili Nilgün'ün etkinliğiydi. Misafirperverliğini sevdiğim blogger arkadaşlarımdan biridir kendisi. Etkinlik için diktiği mor tulumu harikaydı. Doğumdan sonra tulum alacağım notumu kenara yazdım.


Mahmut Bey zengin çeşitlerinden hazırlanmış tatlılar gönderdi. 


Batıkent Butikek bizler için hazırladığı servis tabağı. Nilgün' e canım midem kötü yiyemeyebilirim nelervar diye epey soru sordum ama hem leziz hem temiz bir mekan. Taze sıcacık çay servislerinin arkası kesilmedi. Başta da bahsettiğim gibi Nilgün ev konforunda bir etkinlik planlamıştı. 
Gelelim bu güzel etkinliğin sponsorlarına;


Masa Kartlarımız Sevginin Makyaj Defterinin tasarımı..


Ekoz Kozmetik  oda kokusu,

Dermotek Prozinc şampuanlar gönderdi.


Farmasi Elif hanım bizimleydi. Bu rimeli çok seviyorum, minnak kipriklerimi epey dolgun gösteriyor.
Dermadolin kremleri ailecek seviyoruz.


Freshn Soft çok teşekkürler.


Doğadan çayları hamileliğimden dolayı kenara ayırdım. Doğumdan sonra içeceğim.


Revox için teşekkürler Gamze hanım..


Lesoleil güneş görmeyen saçlar için tasarlanmış annemin saçlarına çok iyi geldi. Benim saçlarımla arası pek iyi değil. 

Topicrem, değişen cilt tipime çok iyi geldi, karma-yağlı cilt tipim kuru cilt tipine doğru döndü. 



Kertil Çam Kolonyaları şansıma mandalina kolonyası için teşekkürler..


Umut Kuzu için ayrıldı. Teşekkürler Mustela..


Cecile rujlarını çok seviyorum..


Bal Kozmetiğe çok teşekkürler..


Pakmaya neredeyse bütün ürünlerinden oluşan zengin bir paket gönderdi. 


Emeklerin için teşekkürler, Nilgün

Gulshengebe/ 2. Trimestr

Bura da size  1. trimestr döneminde yaşadıklarımdan bahsetmiş. Bu yazdımda da da 2. trimesterde yaşadıklarımı anlatacağım. 



İkinci trimestr 14-26 haftaları kapsıyor. Normal süren bir gebelikte rahat geçen dönemdir. 

Bu ay kilo alımı artmış, göbek kendini iyice belli etmeye başlamıştır. Cinsiyet öğrenilmiş, 

Bebeğin yüzü, kolları, elleri, bacakları, ayakları, gövdesi daha da gelişmiş, ultrason da net görülür hale gelmiştir. 


İlk hareketler hissedilmeye başlamıştır. Belirgin olmasa da hissedilen hareketler kas seyirmesi şeklindedir. 


Bu dönemde 2 'li tarama sonucunda herhangi bir risk taşımıyorsa 3'lü tarama yapılmıyor. Gene de annenin ve doktorun ortak kararı ile 3'lü tarama yapılıyor.


Gelelim benim yaşadıklarıma...


14. hafta sonuna doğru -10 Ekim tarih size tanıdık gelebilir Ankara gar patlamasının olduğu gün- Keremle plan yaptık. Nerden bileyim planlı bir yürüyüş olduğunu. Zaten zor bulantılı bir dönemdeyim. Kızılay'a inince yürüyüş olduğunu öğrendim.Hızlıca ofise gidip sonrada eve döneriz diye konuştuk.  Evden çıkarken kramplarım vardı ama önemsemedim. Meşrutiyetin başında Levent bizi bıraktı. Bıçak gibi bir ağrı kasıklarıma girdi. Hemen caddenin başında Simitçi'ye girdik. Lavaboya kendimi zor attım. Kerem kapıda. Levent'i aramak bile gelmiyor aklıma. Kendimce ağrıyı azaltıp ofise atacağım kendimi. 

Lavabodan çıktım, Kerem'e bir simit aldım, yavaş yavaş ofise yürüdük. Yürürken soğuk soğuk terlemeye başladım. Sol bacağımı sürüklüyorum- ve hala Leventi aramıyorum- Zar zor ofise attım kendimi kapıyı açan yardımcı kadın sonradan anlattığına göre 'kireç gibi beyazdı yüzün Kerem de ses çıkartmadan öylece yürümüş yanımda. Hemen Levent geldi acile gittik. Sol rahim duvarımda erken bir kasılma yaşadım. Kanama olmadığı için 4-5 saat müşahede altında kalıp çıktım. Bir hafta kadar da evde istirahat yaptım. 

en kötüsü ben acile 10 sularında gittim. Hastahane personelinden gar patlamasını duydum. Yollar kapanmış açık olan güvenli yollardan eve döndük. 


20. haftada yaşadığım bu tatsız olaydan sonra 2 li tarama temiz çıkmasına rağmen 3 lü taramayı yapalım diye ısrar ettim. Kan örneklerimi verdim. Her zamankinden daha da ayrıntılı bir ultrason muyahanesi yaptı. Pek konuşmadı fark ettim normal gitmeyen sıkıntılı bir şeyler olduğunu. Kontrol bitti. Uzun uzun bir konuşma gelecek gibi bakıyordu bana.

Bir kaç anomalilik var dedi. 
-İlki bebeğim suyu- amniyon sıvısı - beklenen seviyeden yüksek olması bunun için bir kaç neden saydı. İlki gizli şeker riskinin olduğu. Bunun içinde şeker yüklemesinin mutlaka yaptırmam gerektiğini, ihmal etmemem gerektiğini...
-İkincisi plasenta previa ( bebeğin eşinin önce olması) bu da zamanla yukarı çıkabileceğini söyledi. 

Yaşadığımız kötü olay Kerem'in kardeşine karşı kinlenmesine sebep oldu. Kardeşim akıllı dursaydı bunları yaşamazdık. Az bir sıkıntım olsa -hıh hep kardeşim yüzünden demeye başladı.-

Kusmalarım hala devam ediyor. Ağır bir hamilelik reflüsü yaşıyorum.6 kilo aldım. Doktorum gayet normal olduğunu söyledi. 
Demir ve balık yağı takviyesi alıyorum. 
Her hamilelik farklı geçiyormuş. 
Bu güne şükredip  daha kötü günler görmemek dileğiyle..

26.1.16

Online Alışverişte İndirim Fırsatları



10 yıl önce hiçbirimizin hayal edemediği “online alışveriş” kavramının, bugün baktığımızda hayatımızda çok önemli bir yeri olduğunu görebiliyoruz.

Aklınıza gelebilecek her şeyi, günün dilediğiniz saati, oturduğunuz yerden kalmadan sipariş edebilmek, zaman sıkıntısı olanlar için büyük bir rahatlık. Özellikle son birkaç yıldır online alışverişe gösterilen ilgi bir çığ gibi büyümekte.

Online alışverişin daha cazip olmasının sebeplerinden biri saatlerce mağazaları gezmek zorunda kalmayışımız, diğer bir sebep ise tercih ettiğimiz ürünleri hem kalite hem de fiyat açısından karşılaştırabilme şansımızın olması. Ayrıca ürünler ile ilgili kullanıcı yorumlarına da ulaşabiliyor olmak son derece önemli.

Yapılan araştırmaya göre internet üzerinden alış verişin tercih edilmesinin nedeni, zaman darlığı ve online alışverişin pratikliği. Yine aynı araştırmaya göre tekstil alışverişi, internet üzerinden yapılan alışverişlerde yüzde 42'lik oranla başı çekiyor. Hal böyle olunca kadın tüketicilerin online alışverişte erkeklere fark atması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Tekstilin pastada aslan payını kaptığını gören yatırımcıların bu alana yönelmesi de gözden kaçmıyor. Türkiye’de büyük ve güvenilir birkaç online alışveriş sitesi var. Özellikle Markafoni, Trendyol,Morhipo en fazla tercih edilen online alışveriş siteleri olarak karşımıza çıkıyor.

Online alışveriş sitelerinde büyük bir Avm’ nin kalabalığından uzak, sessiz sakin istediğiniz ürünleri inceleme fırsatınız oluyor. Pastadan pay kapmak isteyen siteler birbirleriyle sürekli rekabet halinde. Hal böyle olunca aradığınız ürünü daha ucuza bulma şansınız hep oluyor. Ayrıca dönemsel olarak düzenledikleri kampanyaları ve indirimleri takip ettiğinizde beğendiğiniz ürünleri son derece hesaplı bir fiyata alabilmeniz mümkün oluyor.

Bu alışveriş potansiyeli bankacılık sektörünün de dikkatini çekmiş olacak ki, online alışveriş siteleri ile işbirliğine gitme ye başladılar. Örneğin Markafoni alışverişlerinizi %20 indirimle yapabilmek mümkün. Bu indirim sadece Markafoni’nin online mağazasında değil, aynı zamanda İstanbul Zorlu Center AVM’ de bulunan mağazasından yapacağınız alışverişlerde de geçerli oacak.



İnternet üzerinden yapacağınız alışverişlerde bankanızın kredi kartınıza tanımladığı kampanyaları takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Uygun fiyatlı bir ürün üzerinden ekstra indirim almayı hangimiz istemeyiz ki?

Kendi İşinizin Patronu Olmaya Hazır Mısınız?



Son dönemde yapılan araştırmalar, Türkiye’de her iki kişiden birinin mevcut işinden memnun olmadığını ve kendi işini yapmak istediğini ortaya koyuyor. En girişimci ülke olma konusunda Avrupa ülkeleri arasında Türkiye’nin başı çekmesine şaşırmamak gerekir.

Bir başkasının çalışanı olmaktansa kendi işini kurmanın pek çok avantajı vardır. Kontrolün sizin elinizde olması ve başkalarının vereceği kararları uygulamaktansa kararları kendinizin vermesi en önemli avantajlarından biridir. Çalışma saatlerinizi kendi performansınıza göre düzenleme şansına sahip olursunuz, mesai saati kavramı döngüsünde kaybolmazsınız. Başarma duygusu ise kendi işini kuran girişimcileri besleyen en önemli unsurdur. Ancak bunların hepsi bir yana sizi mutlu edecek işi yaptığınız için muhtemelen işinizi bir hobi olarak görüp, her saniyesinden keyif almak avantaj listemizin en başında yer alır.

Şüphesiz, her şeyin iki kutuplu olduğu ve karşıtını muhakkak kendi içinde barındırdığı felsefesinden yola çıkarsak, girişimci olmanın avantajları olduğu kadar dezavantajlarıda vardır sonucuna varabilmek mümkün.

Bir başkasının çalışanı olarak günde 8 saat mesai yaparken, kendi işinizi kurduysanız mesi kavramı tamamen ortadab kalkar, iş bitmeden mesainizi bitiremezsiniz. Kontrolün sizde olması beraberinde müşterilerinizin ve kamu otoritelerinin beklentilerinin baskısı altında olması anlamına gelmektedir. Kar zarar kardeşliği gibi başarı ve başarısızlıkta yolunuza çıkacaktır. Büyük başarılara imza atmadan önce yolunuza çıkabilecek başarısızlıklara ve aldığınız yanlış kararların sonuçlarına da kendinizi hazırlamanız gerekir.

Tüm bu avantaj ve dezavantajları değerlendirdiğinizde gönlünüz hala kendi işinizi kurmaya gönünde sizi zorluyorsa o zaman herekete geçmek için ilk adımı atabilirsiniz. Şayet girişimci iseniz büyük düşünmek ve planlama yapmak durumundasınız. Her ne iş yaparsanız yapın uzun vadeli hedeflerinizde Türkiye’de kurduğunuz işinize uluslararası bir statü kazandırmak olmalıdır.Bunun için sadece Türk vatandaşlarına özgü olan ve 5 yıllık bir süreç sonunda İngiliz vatandşlığını elde edebileceğiniz. İngiltere Ankara Antlaşması başvurusunu değerlendirebilirsiniz. Makul miktarlarda yatırım ile İngiltere’ye yerleşmek isteyen girişimciler için ideal bir başvuru türüdür.
Ancak Ankara Antlaşması başvurusu için profesyonelce hazırlanmış bir dosya ile başvuru yapılmasının ve ilk seferde onay almanın son derece önemli olduğunu ve böyle bir başvuruya profesyonel bir danışmanlık firması ile hazırlanmanız son derece önemlidir.

Kendi işini kuracak girişimcilerin karşılarına çıkan bu tarz fırsatları mutlaka değerlendirmeleri gerekir. Ne demişler: Fırsat kendini beğenmiş bir tanrıçadır, hazır olmayanla asla vakit kaybetmez!

25.1.16

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15.1.16

#ebruylakısamerhaba Etkinliği







Bahçeli evler Kezban Cafe de Sevgili Ebru kışa merhaba etkinliği düzenledi. Kızlar gelirken "mavi giyinmeyi unutmayın olur mu" diye de notunu düştü. Masa düzeni süsü hepsi Ebru'ya ait okyanus tasarım adında butik çalışmaları var mutlaka göz atın.





Gülo anne blogunun sahibesi Gülten Abla hepimize birer mavi şal alıp gelmişti.
 Mide bulantılarımın yoğun olduğu bir güne denk gelmesi yüzünden fotoğraflarda pek bi somurtuk çıkmışım aslında öyle değilim biliyorsunuz. 



Para yönetimi konusunda ufak bir sunum yapan Pelin Narin Tekinsoy çekiliş yaptı kitap bana çıktı. Pelin Hanım Türkiyenin ilk para koçu.


Doğadan Çay her zaman yanımızda. Bağışıklık sistemini güçlendiren zencefil Limon çayı ve kupa gönderdi. 

 Mustela şampuan Umut için ayırdığım sepete konuldu bile.


Bebak yeni kullanmaya başladığım pamuğu ve Gül kokulu vücut bakım losyonu gönderdi. Tüm aile kullanıyoruz. 




Pakmaya zengin bir paket gönderdi. Kerem kuzu için cupcake hemen yapıldı. 


Organik ev tekstilinin dünya çapında kabul edilen GOTS ve OEKO-TEX sertifikalarıyla kalitesini belgelemiş öncü markası Ecocotton çevreye saygılı ve sosyal sorumluluk anlayışı içinde üretimlerini yapmakta olup sadece ev tekstilinde değil organik çocuk zıbınları, bornozları gibi ürünlerlede çeşitliliğini her geçen gün artırarak Türkiye ve yurtdışında tercih edilen bir marka haline gelmiştir. Ecocotton mini bir havlu göndermiş. Doğum çantama koydum bile..


Saç bakımında profesyonel kuaförler ile çalışan markalarıyla saçım şahane ürünleri daha deneme fırsatım olmadı. Tam seyahat boyları yaza saklıyorum aslında itiraf ediyorum.  



Puf puf poğaçalar yapmam için  Yuva Maya'ya  teşekkürler. 




Türkiye’nin en önemli alçı üreticilerinden ABS Alçı ve Blok Sanayi A.Ş. ürettiği yüksek kalitedeki alçı ürünleriyle hem yerli hem de yabancı piyasada adından sıklıkla söz ettiriyor.
 Günümüzde giderek kalabalıklaşan iç mekanlar ve çevresel etkilerle giderek kirlenen hava, bu alanda yenilikçi çözümlere ihtiyaç doğuruyor. Havalandırma ve ortamdaki hava kalitesini artırmaya yardımcı özellikleriyle ABS Oxicoat ve ABS Alize serisi ürünler tam da bu gibi sorunlara çözüm olarak tasarlandı.
iki yeni ürün serisi ise günlük yaşama doğrudan etkisiyle ön planda.
ABS Oxicoat Serisi Ekolojik Toz Alçılar; kötü kokuları yok ederek ortam havasını düzenliyor. Doğal elementlerden oluşan bu ürün, küf ve bakteri oluşumunu önlerken, nem seviyesinin dengelenmesinde de aktif rol oynuyor. ABS Oxicoat serisi ürünler, zararlı gazları azaltarak daha ferah bir ortam sağlanmasına yardımcı oluyor.






Tria saç serumu beğenerek kullanıyordum. Ovex saç kremi de gerçekten çok başarılı.



Ebru'nun biodermayı sevdiğini biliyorum. Etkinliğine severek kullandığım ürünleri ile destek olmuş.


Son olarak da Baby Corner, Umut'a buket şeklinde tasarlanmış hediyesi için teşekkür ederim. 
Daveti ve hediyeleir için Ebru'ya sonsuz teşekkürler

11.1.16

Absolution la creme du teint-Organik bb krem


Yaşam dükkanı birbirinden güzel temiz içerikli ürünlerin satıldığı bir site. Yaşam dükkanının kargoladığı   Absolution markasına ait cilt tonunu düzenleyen bb kremi epeydir kullanıyorum sıra sizlerle paylaşmaya geldi. 
Pek ağır makyaj yapmayı sevmem yapamam da o ayrı konu ama günlük makyajım da hafif  bb kremler kullanmayı seviyorum. Akşam için plan yaptıysak o günlerde fondöten kullanıyorum. 


Absolution la creme du teint bb krem benim gibi buğday tenliler için ideal bb krem. Ürünü beyaz ve esmer tenli iki ofis arkadaşım denedi. En iyi sonucu kendi cilt tonumda aldığımı söyleyebilirim. Epey yoğun bir yapısı var. 5-10 dakika içerisinde vücut ısınızla birlikte cilde oturuyor. İçeri hakkında bilgi verecek olursam; hayvanlar üzerinde test yapmıyor ecosert sertifakalı, paraben, peg, fitalat sentetik renklendirici ve parfüm içermiyor. %99 oranında doğal içeriğe sahip ve %48,50 organik içerik ile hem cilt bakımı hem makyajı bir arada sunuyor.Çevreye saygılı hem de geri dönüştürülebilir ambalajlarda bb krem.



Tamanu yağı ile cilt yağı ve yara izleri ile savaşıp cildi güneşe karşı koruyor, yeşil çay ile cildin doğal savunma mekanizmasına yardımcı olup temiz vir cilt düzeyi sağlıyor. En hassas cilt tipleri bile rahatlıkla kullanabilir.. Nemlilik hissiki aloe vera sayesinde  bb kremi temizledikten sonra bile devam ediyor.  Bb Kremi hem yazın hemde kışın kullandım. Yaz sonu desem daha doğru olur. O kadar hafif ki ciltte var ile yok arasında doğal bie görüntü isteyenler için güzel bir alternatif. Çok sorunlu sivilceli  ciltler için ekstra bir kapatıcı kullanmaları gerebilir. 

Bb kremi süngerle kullanmayı tercih ediyorum. Gizli bir pompası var. az miktarda kullanmak yeterli oluyor. Yoğun görünmesine rağmen çok çabuk dağılıyor. 



Işıl ışıl sağlıklı bir görünüm elde ediyorsunuz. Mat bitişli bir ürün. Kalıcılığı gün ise gün boyu. Cildimde renk eşitsizliği pek yok beklentilerimin tamamını karşıladığını söyleyebilirim.  Fiyatı 144 tl. Ürünü ve siteyi  incelemek için buraya bir tık alayım.  

7.1.16

Turuncu Kasa/ Saç Bakım Ürünleri



İnternet eczacılığı epey gelişim gösterdi. Talep artıkça da internette artık  bir çok dermoeczane siteleri açıldı.Hangisine güvenebiliriz; gelen ürünlerin son tarihleri, fiyatlarının uygun olup olmadığı  alışverişime numune/ deneme ürün koyuyor mu- bu tarz sorular alışveriş yaparken eminim sizinde aklınızdan geçiyordur. 



Hangi site daha iyi bulmak zor bir süreç. Alışveriş yaparak siteyi tanıyabiliyoruz. Bir çok kez alışveriş yaptığım bir siteyi önereceğim size TuruncuKasa.com.  


Fırsatları takip ederseniz diğer dermoeczane sitelerine göre uygun ve güvenilir. Ürün yelpazesi epey geniş;  makyaj ürünleri, kozmetik, anne-bebek-çocuk, kişisel bakım ,  vücut bakım ve saç bakım ürünleri

Bayanların güzelliğini tamamlayan saçlarına ayrı bir özen göstermesi gerektiğine inananlardanım. Şampuan deyip geçmemek gerekir. Saç tipinize uygun bir şampuanı kullanmaya özen göstermeliyiz.Haftada bir yada iki kere saç tipimize uygun bir maske kullanarak sürekli ısıya maruz kalan saçlara destekte bulunmalıyız. 

%50 ye varan indirimlerle Turuncu Kasanın saç bakımı ürünlerine göz atmanızı öneririm. 

Hamilelikte Mide Yanması



Merhabalar

Başlıktan da okuyacağınız gibi bu hamileliğimde yaşadığım en büyük sıkıntı mide yanması. Şu an 29. haftadayım hala bulantılar, mide yanmaları devam ediyor. Doğuma kadar da düzelmeyecek gibi görünüyor.


Hamilelikte mide yanması neredeyse bütün hamileliklerde olası görülen bir durummuş. Benim ilk yanma 8-9. haftalarda başlamıştı. Mide yanmasının asıl sebepleri arasında değişen hormonlar, rahmin büyümesi ve mideye baskı yapması. Bir de hassaslaşan bünyemiz. 


İlk aylarda olası bir durum, geçer diye düşünmüştüm. 4. ay kontrolümde öğrendim ki " doğuma kadar devam edeceğe benziyor " demişti.  Ben gene bir umut 5. ayımda bitsin rahatlarım hayalleri kuruyordum. 

İlk gebeliğimde sabahın ilk saatlerinde yaşadığım bu yanma, bu gebeliğimde gün boyu sürüyor. Karnım büyüdükçe ağzıma gelen o acı tat sanki daha da artmaya başladı. Biraz araştırma yapınca - hormonlar nedeniyle midenin yemek borusu ile birleştiği yerde gevşeme oluyormuş  ve mide asidi buradan yemek borusuna kaçarak, mide yanmasına -neden oluyormuş. Özellikle yatar pozisyondayken  bu yanmanın iyice arttığını görüyorum. Şu an 3 yastıkla uyuyorum. Hamile yastığı önerisinde bulunan arkadaşlarım oldu. O kadar yoğunum ki; fırsat bulup alamadım. 

Mide yanmasına tamamen çözüm var diyemem ama doktorumun da tavsiyesiyle bir kaç öneride bulunacağım. 
  •  Yağlı, baharatlı, ağır yiyeceklerden uzak durmalıyız.
  •  Kilo kontrolüne dikkat , aşırı kilo mide yanmasını daha da çok artırıyor.
  • Yemek yerken iyice çiğnemememiz gerekiyor. 
  • Çok geç saatlere yemek yememeliyiz.
  • Kahve ve çay tüketimini azaltmalıyız.
  • Bol bol sıvı tüketmeliyiz. Günde en az 8-10 bardak içmeliyiz.
  • En önemli madde sizi üzecek strese sokacak kişilerden uzak durmamız.


Yukarıda okuduklarınız doktorun tavsiyesi arkadaşım Betüshün bir tavsiyesi var kısa süreli de olsa inanın çok ama çok rahatlatıyor. Mide yanmasını hissettiğinizde 3 yudum soğuk süt için  inanın rahatlatıyor. 

Hamileliğinizde mide yanmalarınız oldu mu? Ne yaptınız yorumlarınızı bekliyorum.